senin kalbinden sürgün oldum ilkin
bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim af dilemeye geldim
affa layık olmasam da
uzatma dünya sürgünümü benim
güneşi bahardan koparıp aşkın bu en onulmazından koparıp
bir tuz bulutu gibi savuran yüreğime âh uzatma dünya sürgünümü benim
nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil ayaklarımdan belli
lambalar eğri aynalar akrep meleği zaman çarpılmış atın son hayali
ev miras değil mirasın hayaleti
ey gönlümün doğurduğu büyüttüğü emzirdiği
kuş tüyünden kuş sütünden geceler ve gündüzlerde insanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili ey Sevgili en Sevgili uzatma dünya sürgünümü benim
bütün şiirlerde söylediğim sensin
suna dedimse sen leyla dedimse sensin
seni saklamak için görüntülerinden faydalandım salumenin belkızın
boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili ey Sevgili en Sevgili uzatma dünya sürgünümü benim
Yıllar geçti saban ölümsüz iz bıraktı toprakta
yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında çatı katlarında bodrum katlarında
gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
hep kanlıcada emirganda kandillinin kurşuni şafaklarında seninle söyleşip durdum
bir ömrün baharında yazında şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında sana geldim
ayaklarına kapanmaya geldim af dilemeye geldim affa layık olmasamda
ey çağdaş Kudüs, Meryem; ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır, Züleyha
ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
sevgili ey sevgili en sevgili uzatma dünya sürgünümü benim
dağların yıkılışını gördüm bir venüs bardağında
köle gibi satıldım pazarlar pazarında
güneşin sarardığını gördüm konstantin duvarında
senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
verilmemiş hesapların korkusuyla sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim af dilemeye geldim affa layık olmasam da
sevgili ey sevgili en sevgili uzatma dünya sürgünümü benim
ülkemdeki kuşlardan ne haber vardır
mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
yoktan da vardan da ötede bir var vardır
hem suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
o şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
ne yapsalar boş göklerden bir karar vardır
gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
senden umut kesmem kalbimde merhamet adlı bir çınar vardır
sevgili en sevgili ey sevgili